Bugüne dek yanlış yapmışız: İşte soğan doğramanın matematiksel formülü
Matematikçiler, soğan doğramanın daha verimli bir yolu olduğunu keşfetti. Yeni bir yaklaşım, soğanın pişme süresini optimize ederken, eşit büyüklükteki parçalar elde etmenizi sağlıyor.
Mutfakta ilk öğrenilen becerilerden biri soğan doğramak. Ancak matematikçilere göre, şimdiye kadar soğanları yanlış bir şekilde doğramış olabilirsiniz. Çünkü matematiksel bir yaklaşım, soğan doğramanın daha verimli ve eşit sonuçlar elde edilmesini sağlayabilecek bir “soğan sabiti” içerdiğini öne sürüyor. Bu, pişirme süresini optimize etmek ve daha düzgün parçalar elde etmek adına önemli bir yöntem olarak dikkat çekiyor.
Geleneksel şekilde, bir soğan önce ikiye bölünür, ardından dikey kesikler yapılır. Bazen yatay kesikler de eklenir. Ancak bu yöntem, soğan parçalarının boyutlarını tutarsız hale getirebilir ve bu da bazı parçaların diğerlerinden daha hızlı pişmesine yol açar. Soğanın katmanları eğimli olduğu için, dikey kesikler sadece merkezdeki parçaları düzgün yapar; kenarlardaki parçalar ise daha büyük olabilir. Aynı şekilde, açılı kesimler yapıldığında da, soğanın merkezine yakın olan parçalar çok küçük kalırken, kenarlardaki parçalar daha büyük olur. Matematikçiler ise, bu tutarsızlıkları azaltmak için kesme açısının belirli bir noktada olması gerektiğini söylüyor.
Soğan kesmek için “ideal bıçak açısı”

Washington College’da doçentlik yapan matematikçi Dr. Dylan Poulsen, ideal bıçak açısını hesapladı. Poulsen, bir blog yazısında, bıçağın soğanın merkezinin hemen altındaki bir noktaya yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu nokta, soğanın yarıçapının yaklaşık %55.7’si kadar bir uzaklıkta yer alıyor. Yani, daha eşit parçalar elde etmek için bıçak, soğanın tam ortasına değil, yaklaşık yarısı kadar aşağıya doğru yönlendirilmeli. Ancak Dr. Poulsen, hesaplamalarını yaparken sonsuz sayıda katman ve kesik olduğunu varsaymış ve gerçekte soğanların genellikle 7 ile 13 katman arasında olduğunu belirtmiş. Bu da demek oluyor ki, çoğu durumda 10’dan fazla kesim yapmaya gerek kalmayacaktır.
The Pudding için yaptığı hesaplamalarla tanınan Andrew Aquino ise, 10 katmanlı bir soğanda ideal açıyı, soğanın merkezinin yaklaşık %96 uzaklığındaki bir noktada buldu. Bunu, soğanın hala bütün olduğunu ve kesme işlemiyle diğer yüzünde birleşeceği bir noktada gibi hayal edebilirsiniz. Bu açıyı elde etmek için bıçağı çok hafif bir eğimle tutmak gerektiği belirtiliyor. Kesik sayısı arttıkça, ideal açı değişiyor ancak her durumda bıçak, soğanın yarıçapının en az %48 altına yönlendirilmelidir. İlginç bir şekilde, parçaların boyutlarını tutarsız hale getirdiği için, kesmeye başlamadan önce yatay kesikler yapılması önerilmiyor.
Başta sadece teorik bir problem gibi görünse de, Dr. Poulsen bu matematiksel yaklaşımı mutfağında kullanmaya başladığını söylüyor. Poulsen, “Yemeğin kalitesi açısından büyük bir fark olmadığını düşünsem de, soğanları bu şekilde doğramak bana matematiksel bir keyif veriyor” diyor. Bu yaklaşım, aynı zamanda mutfakta daha tutarlı ve verimli sonuçlar elde etmek için matematiğin ne kadar faydalı olabileceğini de gösteriyor.
KAYNAK : www.chip.com.tr
Yorum gönder